İhracat Kaçakçılığı Suçu Yargı Kararı – Yargıtay Kararı

Kaydet
Lütfen kayıt yapmak için giriş yapınız. Kapat

T.C.
YARGITAY
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/5324
Karar No : 2024/7541

 

RESMİ BELGEDE SAHTECİLİK KAÇAKÇILIKLA MÜCADELE KANUNUNA MUHLAFET ZAMANAŞIMI

 

Dosya kapsamında Gümrük müşaviri sanık … ile gümrük müşaviri yardımcısı …`in kendilerine verilen evraklara göre işlem yaptıklarına, atılı suça iştirak etmediklerine dair savunmalarının aksine mahkûmiyetlerini gerektirir mahiyette her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından sanıklar … ve … hakkında atılı suçlardan beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Buna göre de; sanık …`ın üzerine atılı kaçakçılık suçu yönüyle 5607 sayılı Kanun`un 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen suçun üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi koşulunun gerçekleşmediği, eylemin suç tarihinde yürürlükte bulunan 6111 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 5607 sayılı Kanun`un 3 üncü maddesinin ondördüncü fıkrasında düzenlenen bireysel kaçakçılık suçu kapsamında kaldığı, yine atılı resmî belgede sahtecilik suçunun da 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu`nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında bulunduğu, bu haliyle sanık …`ın yargılama konusu kaçakçılık ve sahtecilik eylemleri için belirlenecek cezaların türü ve üst hadlerine göre 5237 sayılı Kanun`un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü ve bu sürenin 24.02.2009 olan suç tarihinden itibaren hükümden önce dolduğu belirlenmiş sanık … hakkında atılı kaçakçılık ve sahtecilik suçlarından düşme kararı verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ KARARI:

SUÇLAR : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu`na muhalefet, resmî belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Sanık … hakkında her iki suçtan zamanaşımı nedeniyle düşme, sanıklar … ve … hakkında her iki suçtan beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan … İdaresi vekilinin temyiz istemi; münhasıran sanık … hakkında verilen zamanaşımı nedeniyle düşme kararı ile sanıklar … ve … hakkında verilen beraat kararlarına ilişkin olup, zamanaşımı sürelerinin hesabında hataya düşüldüğüne, eksik inceleme ile beraat kararı verildiğine ve re`sen belirlenecek nedenlere ilişkindir.

II. GEREKÇE

Ambarlı Gümrük Müdürlüğünce İstanbul Dış Ticaret Hizmetleri A.Ş adına tescil ve onaylı 24.02.2009 tarihli ve EX018367 sayılı ihracat beyannamesi muhteviyatı eşyaların kırmızı hatta işlem görmek üzere yönlendirilerek teslim alınmış statüde bulunduğu halde fiziki muayeneye sunulmadığı belirlenerek 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu`na (5607 sayılı Kanun) muhalefet ettikleri iddiasıyla incelemeye konu sanıklar …, …, … ile hakkında vefatı nedeniyle düşme kararı verilen, inceleme dışı sanık … hakkında 5607 sayılı Kanun`a muhalefet ve resmî belgede sahtecilik suçlarından cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.

İnceleme dışı sanık …`nin aşamalardaki savunmalarında; ihracatçı firmanın ortağı ve yönetim kurulu başkanı olduğunu, kendilerinin gerçekte aracı ihracatçı firma olduklarını, imalatçı firmalar tarafından şirketleri üzerinden yapılan ihracatlardan komisyon aldıklarını, dava konusu eşyanın hangi imalatçı firmaya ait olduğunu hatırlamadığını, suç kastının bulunmadığını belirttiği, sanık …`nun aşamalardaki savunmalarında; beyannameyi gümrük müşaviri olarak düzenleyenin kendisi olduğunu, gümrükleme bürolarında beyannamelerin fiili takip işlemlerinin, gümrük müşavirliği firmasının ortaklarından olan gümrük müşavir yardımcısı sanık … ile …`nin koordinatörlüğünde gerçekleştirilmekte olduğunu, dava konusu beyannamenin takibinin de sanıklardan … tarafından yapıldığını, kendisinin bürolarına gelen evraklara göre işlem yaptığını, ihracatçı firma sahipleri ile irtibat kurmadığını, suçlamaları kabul etmediğini belirttiği, sanık …`in aşamalardaki savunmalarında; …`ın sigortalı olarak şirketlerinde çalışmamakla birlikte kendileri ile tanışıklığından ötürü ihracatçı firmalardan iş getirerek beyannameleri tanzim etmelerini isteyen bir kimse olduğunu, dava konusu beyannameye ilişkin evrakların sanık … tarafından getirildiğini ve beyannamenin gümrük işlemlerinin de adı geçen tarafından takip edildiğini, kendisinin hazırlanan beyannameyi şirketlerine gelen …`a teslim ettiğini, eşyanın ihracatının gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğini bilmediğini, suçlamaları kabul etmediğini belirttiği, sanık …`ın savunmasında; sanıklardan …`i tanıdığını, İstanbul Dış Ticaret Hizmetleri A.Ş`nin işlerini kendisinin takip etmediğini, vekâletnamesiz iş takibi yapılamadığını, diğer sanıkları ve ihracatçı firmanın yetkililerini tanımadığını, dava konu olayla hiçbir ilgisinin bulunmadığını belirttiği anlaşılmıştır.

Yerel mahkeme tarafından 20.06.2013 tarihinde sanıklar … ve … hakkında her iki suçtan beraat, sanıklar … ve … hakkında her iki suçtan mahkûmiyet kararı verildiği, anılan kararın sanık …, sanık … müdafii ve katılan … İdaresi vekili tarafındna temyizi üzerine, Dairemizin 22.10.2019 tarihli ilâmı ile; … hakkında kurulan beraat hükümlerinin, sanığın hükümden sonra 19.05.2014 tarihinde vefat etmesi nedeniyle, sanıklar … ve … hakkında verilen beraat kararları ile sanık … hakkındaki mahkûmiyet kararlarının ise; …`nin dinlenilmesi, tüm sanıkların olay tarihi ve buna yakın tarihlerdeki kullandıkları cep telefonu numaralarının görüşme dökümlerinin getirtilip incelenerek, neticesine ve sanıkların olaydaki fonksiyonlarına göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırmayla hüküm tesisi, sanıklar …, … ve … hakkında benzer nitelikteki eylemlerle ilgili olarak açılmış bulunan Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/172 Esas, 2015/48 Karar sayılı dava dosyasının incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile hüküm tesisi, sanık … hakkında kaçakçılık suçu yönüyle suç tarihinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Kanun`un 3 üncü maddesinin ondördüncü ve onsekizinci fıkralarına göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ve sair hüküm hataları nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

Yerel mahkemece bozma üzerine yapılan yargılamada, bozma ilâmının gerekleri yerine getirilmiştir.

Sanıkların ilgili döneme ait cep telefonu görüşme dökümleri dosyaya celbedilmiş, sanıklar arasında telefon irtibatına rastlanmamıştır.

Tanık … Menzilci; 2007 yılında Pasifik Gümrük Müşavirliği firmasını kurma aşamasında bir yakını aracılığıyla tanıdığı sanıklardan …`nun adına şirket kurdurduğunu, işlemleri müdür sıfatıyla kendisinin takip ettiğini, 2008 yılında sanıklardan …`in de firmasına geldiğini, ortak olduğunu, yönetimi birlikte münferit olarak gerçekleştirdiklerini, 2010 yılının Ekim ayına kadar bu şekilde şirketi yönetmeye devam ettiklerini, şirketlerinin faaliyet konusunun müşavirlik hizmeti olup, ithalat ve ihracat yapan firmaların gümrük işlemlerini takip etmek olduğunu, dava konusu beyannamenin takibini kendisinin yapmadığını, sanık … veya elemanlarının yapmış olabileceğini beyan etmiştir.

Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/172 Esas, 2015/48 Karar sayılı dava dosyasına ilişkin olarak Dairemizin 01.11.2021 tarihli ve 2020/3321 Esas, 2021/14007 Karar sayılı kararı ile kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verildiği belirlenmiştir.

Dosya kapsamında Gümrük müşaviri sanık … ile gümrük müşaviri yardımcısı …`in kendilerine verilen evraklara göre işlem yaptıklarına, atılı suça iştirak etmediklerine dair savunmalarının aksine mahkûmiyetlerini gerektirir mahiyette her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından sanıklar … ve … hakkında atılı suçlardan beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Buna göre de; sanık …`ın üzerine atılı kaçakçılık suçu yönüyle 5607 sayılı Kanun`un 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen suçun üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi koşulunun gerçekleşmediği, eylemin suç tarihinde yürürlükte bulunan 6111 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 5607 sayılı Kanun`un 3 üncü maddesinin ondördüncü fıkrasında düzenlenen bireysel kaçakçılık suçu kapsamında kaldığı, yine atılı resmî belgede sahtecilik suçunun da 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu`nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında bulunduğu, bu haliyle sanık …`ın yargılama konusu kaçakçılık ve sahtecilik eylemleri için belirlenecek cezaların türü ve üst hadlerine göre 5237 sayılı Kanun`un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü ve bu sürenin 24.02.2009 olan suç tarihinden itibaren hükümden önce dolduğu belirlenmiş sanık … hakkında atılı kaçakçılık ve sahtecilik suçlarından düşme kararı verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan … İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin de reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

III. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan … İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan … İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 24.09.2024 tarihinde karar verildi.

Adalet Bakanlığı İçin Link’e Tıklayınız

Uzmanlarımız Tarafından Hazırlanan Bu Çalışmalarda Verilen Bilgilerden Dolayı Şirketimizin Yasal Sorumluluğu Bulunmamaktadır. Belirli Bir Konuya İlişkin Olarak İlgili Danışmana Başvurulması Tavsiye Edilmektedir.

Scroll to Top