T.C.
DANIŞTAY
YEDİNCİ DAİRE

Esas No: 2021/3745
Karar No : 2021/3549

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Gümrük Müşavirliği Anonim Şirketi

VEKİLİ: Av….

KARŞI TARAF (DAVALI): … Bakanlığı adına… Gümrük Müdürlüğü

VEKİLİ: Av….

İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin… tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:

Dava Konusu İstem: … Denizcilik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına tescilli… tarih ve … sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşya nedeniyle davacı gümrük müşavirlik şirketi adına tahakkuk ettirilen katma değer vergisine vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Danıştay Yedinci Dairesinin 23/12/2009 tarih ve E:2016/245, K:2019/6843 sayılı vekalet ücreti yönünden kısmen bozma kararma uyularak dosyanın yeniden incelendiği, … Denizcilik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına tescilli beyanname muhteviyatı eşya nedeniyle tahakkuk ettirilen katma değer vergisine vaki itirazın reddine dair işlemin iptaline karar verilmesi sonucunda, vekil ile temsil edilen davacı şirket lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin gerektiği gerekçesiyle karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine istinaden davacı şirket vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmesine ve davalı idare tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Davalı idare tarafından yanlışlığın düzletilmesi isteminde bulunulması üzerine, istem yerinde görülerek vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkrasının “2.270,00 TL tutarında davalı idare vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmesine ve davacı tarafından davalı idareye ödenmesine” olarak düzeltilmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:…. Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı davanın reddi yolundaki kararının esas yönünden onanmasına, vekalet ücreti yönünden bozulmasına ilişkin Danıştay Yedinci Dairesince verilen 23/12/2009 tarih ve E:2016/245, K:2019/6843 sayılı karara karşı davacı tarafından yapılan düzeltme isteminin kabul edildiği ve bahsi geçen kararın kaldırıldığı, Mahkemece işin esası hakkında değerlendirme yapılarak karar verilmesinin gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’UN DÜŞÜNCESİ : 3065 sayılı Kanun‘un 13/1-a maddesindeki istisna şartlarının, eşyanın ithalat işlemlerinin tamamlanmasından sonraki aşamada ihlal edildiğinin anlaşılması nedeniyle gümrük müşavirinin sorumluluğuna gidilemeyeceğinden, davayı reddeden mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından yürütmenin durdurulması istemine ilişkin karar verilmesine gerek görülmeyerek işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY:

Dava dışı faaliyet konusu yat üretimi olan ithalatçı… Denizcilik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkında tanzim olunan … tarih ve … Sayılı Vergi Tekniği Raporu ile anılan rapora dayanılarak hazırlanan … tarih ve … sayılı cevaplı raporda, katma değer vergisinden müstesna olarak ithal edilen eşyanın üretilen yatların bünyesinde kullanıldığı; yatların tamamının yurt dışına ihraç edildiği, yurt içine herhangi bir yat satışının olmadığı, yatların anılan şirket tarafından kiralama ya da işletme faaliyetinde kullanılmadığı yahut bu faaliyetleri yürüten gerçek ya da tüzel kişilere teslim edilmediği hususlarının tespit edildiğinden ve bu nedenle, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 13. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi hükmünde öngörülen koşulların olayda gerçekleşmediğinden bahisle gümrük müşaviri sıfatıyla davacı adına katma değer vergisi tahakkuk ettirilmiştir.

Tahakkuk eden vergiye vaki itirazın reddi üzerine işlemin iptali istemiyle işbu dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:

3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 13. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin olay tarihinde yürürlükte bulunan şeklinde, faaliyetleri kısmen veya tamamen deniz, hava ve demiryolu taşıma araçlarının, yüzer tesis ve araçların kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olan mükelleflere bu amaçla yapılan deniz, hava ve demiryolu taşıma araçlarının, yüzer tesis ve araçlarının teslimleri, bu araçların imal ve inşaası ile ilgili olarak yapılan teslim ve hizmetler ile bunların tadili, onarım ve bakımı şeklinde ortaya çıkan hizmetlerin katma değer vergisinden müstesna olduğu; 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 3. maddesinin 1. fıkrasının 11. bendinin olay tarihinde yürürlükte bulunan şeklinde, “yükümlü” deyiminin, gümrük yükümlülüklerini yerine getirmekle sorumlu olan bütün kişileri ifade ettiği belirtilmiş; aynı maddenin 1. fıkrasının 17. bendinde, “beyan sahibi” deyiminden, kendi adına beyanda bulunan veya adına beyanda bulunulan kişinin anlaşılması gerektiği açıklandıktan sonra, aynı Kanunun 5. maddesinin olay tarihinde yürürlükte bulunan şeklinde, bütün kişilerin, gümrük mevzuatı ile öngörülen tasarrufları ve işlemleri gerçekleştirmek üzere gümrük idarelerindeki işleri için bir temsilci tayin edebilecekleri; transit taşımacılık yapan veya arızi olarak beyanda bulunan kişiler hariç olmak üzere, temsilcinin Türkiye Gümrük Bölgesinde yerleşik bulunan kişileri ifade ettiği; temsilin, doğrudan veya dolaylı olabileceği; temsilcinin, doğrudan temsil durumunda başkasının adına hareket edeceği; dolaylı temsil durumunda ise kendi adına, ancak başkasının hesabına hareket edeceği; temsilcinin, temsil edilen kişi namına hareket ettiğini beyan etmek, temsilin doğrudan veya dolaylı olduğunu belirtmek ve sahip olduğu temsil yetki belgesini gümrük idarelerine ibraz etmek zorunda olduğu; bir başka kişi adına veya hesabına hareket ettiğini beyan etmeyen ya da bir temsil yetkisine sahip olmadığı halde, başka bir kişi adına ya da hesabına hareket ettiğini beyan eden kişinin, kendi adına ve kendi hesabına hareket ediyor sayılacağı hükmüne yer verilmiş; aynı Kanunun 181. maddesinin yine olay tarihinde yürürlükte bulunan şeklinde, ithalatta gümrük yükümlülüğünün; ithalat vergilerine tabi eşyanın serbest dolaşıma girmesi, ithalat vergilerine tabi eşyanın ithalat vergilerinden kısmi muafiyet suretiyle geçici ithali halinde doğacağı; gümrük yükümlülüğünün, söz konusu gümrük beyannamesinin tescil tarihinde başlayacağı; ithalatta gümrük yükümlülüğünde yükümlünün beyan sahibi; dolaylı temsil durumunda, hesabına gümrük beyanında bulunulan kişinin de yükümlü olduğu hükmü yer almış; sözü edilen Kanunun 192. maddesinde ise, aynı gümrük vergilerinin ödenmesinden birden çok yükümlünün sorumlu olduğu hallerde, bunların söz konusu vergilerin ödenmesinden müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları hükme bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Dosyanın incelenmesinden, davacı gümrük müşavirlik şirketi adına tahakkuk ettirilen katma değer vergisine vaki itirazın reddine dair işleminin iptali yolundaki kararın Danıştay Yedinci Dairesince bozulması üzerine,… V ergi Mahkemesince verilen… tarih ve E:…, K:… sayılı karar ile; davacı şirketin gümrük müşavirliğini yaptığı… Denizcilik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına tahakkuk ettirilen katma değer vergisine vaki itirazın reddine dair işleme karşı açılan davanın reddi yolundaki kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği, bu durumda davaya konu verginin ödenmesinden, ithalatçı ile birlikte ve yükümlü sıfatıyla müşterek ve müteselsil sorumlu olan davacı gümrük müşaviri adına tahakkuk yapılmasında mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, bu kararın taraflarca temyiz edilmesi üzerine Danıştay Yedinci Dairesinin 23/12/2019 tarih ve E:2016/245, K:2019/6843 sayılı kararıyla, davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının onanmasına, mahkemece verilen ara kararı üzerine gönderilen cevabın davalı idare vekilince yerine getirildiği, bu tarihten itibaren dava vekille takip edildiğinden, avukatlık ücretine hükmedilmemesinde yargılama hukukuna uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkrasının ise bozulmasına karar verilmiştir. Danıştay Y edinci Dairesinin anılan kararma karşı davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi isteminde bulunulması üzerine, dava dışı ithalatçı motorlu yat ticari tanımlı eşyanın ithal edilmesine ilişkin işlemlerde herhangi bir usulsüzlüğün bulunmadığı gibi bu yolda bir iddianın da yer almadığı, gümrük yükümlülüğünün beyannamenin tescil tarihinden sonraki aşamada ithal edilen eşyanın istisna için aranan kiralama veya işletme faaliyetinde kullanılmadığının tespiti üzerine doğduğu, ithalat işlemlerinin gerçekleştirilmesinden sonraki aşamaya ilişkin usulsüzlüklerden dolayı gümrük müşaviri sıfatıyla davacının sorumluluğu cihetine gidilemeyeceği gerekçesiyle Danıştay Yedinci Dairesinin 15/10/2020 tarih ve E:2020/1358, K:2020/4053 sayılı kararı ile istemin kabul edilerek Daire kararının kaldırılmasından sonra mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Temyize konu edilen … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında ise, Danıştay Yedinci Dairesince karar düzeltme aşamasında verilen 15/10/2020 tarih ve E:2020/1358, K:2020/4053 sayılı karar yerine, bu karar ile kaldırılan Danıştay Yedinci Dairesinin 23/12/2019 tarih ve E:2016/245, K:2019/6843 sayılı kararına uyulduğu belirtilmek suretiyle salt vekalet ücreti yönünden değerlendirme yapılarak davacı şirket vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmesine ve vekalet ücretinin davalı idare tarafından davacıya ödenmesi yolunda verilen karara yönelik davalı idare tarafından yanlışlığın düzletilmesi istemi yerinde görülerek vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkrasının davalı idare vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmesine ve davacı tarafından davalı idareye ödenmesi şeklinde düzeltilmesine karar verilmiştir. Bu duruma göre,… Vergi Mahkemesince, kararın düzeltilmesi isteminin kabulü ile işin esasının irdelenmesi suretiyle verilen Daire karan yerine, hukuken geçerliliği bulunmayan ve salt vekalet ücreti hakkında bozma yolunda verilen temyiz kararı doğrultusunda karar verildiği anlaşıldığından, temyize konu kararda hukuki isabet bulunmamaktadır.

Yukarıda yer verilen hükümlerin birlikte değerlendirilmesinden, ithalat işlemlerinin gümrük müşaviri aracılığıyla gerçekleştirildiği hallerde gümrük müşaviri olan gerçek veya tüzel kişinin ve ithalat işlemlerinin adına yürütüldüğü kişinin (ithalatçı) “yükümlü” olduğu; eşyanın gümrük vergileri kısmen veya tamamen ödenmeksizin yurda girişinin yapılması durumunda; bir başka deyişle, ithalata ilişkin olarak gümrük yükümlülüğünün doğması halinde, vergilerin ödenmesinden ithalatçı ile gümrük müşavirinin, yükümlü o İmaları nedeniyle müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları; dolayısıyla, bu tür durumlarda, alacaklı kamu idaresince, gümrük vergilerinin tamamının, sorumlulardan, aralarında sıra gözetilmeksizin tahsili yoluna gidilmesinin mümkün olduğu sonucuna ulaşılmakla birlikte olayda dava dışı ithalatçı şirket tarafından motorlu yat ticari tanımlı eşyanın ithal edilmesine ilişkin işlemlerde herhangi bir usulsüzlüğün bulunmadığı, buna ilişkin bir iddianın da yer almadığı, ithalat işlemlerinin İlyas bey Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından verilen ithalatçı firmanın 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 13/a maddesi uyarınca katma değer vergisinden istisna olduğuna dair … tarih ve … sayılı yazı uyarınca gerçekleştirildiği, gümrük yükümlülüğünün beyannamenin tescil tarihinden sonraki aşamada ithal edilen eşyanın istisna için aranan kiralama veya işletme faaliyetinde kullanılmadığının tespiti üzerine doğduğu, ithalat işlemlerinin gerçekleştirilmesinden sonraki aşamaya ilişkin usulsüzlüklerden dolayı gümrük müşaviri sıfatıyla davacının sorumluluğu cihetine gidilmesinde hukuka uyarlık görülmemiştir.

Bu durumda yapılan tüm açıklamalar göz önüne alınarak yeniden değerlendirme yapılmak suretiyle karar verilmek üzere temyize konu kararın bozulması gerekmiştir.

Öte yandan; bozma kararı üzerine, verilecek kararda vekalet ücreti yönünden Mahkemece yeniden değerlendirme yapılacağı da tabiidir.

KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle;

  1. Temyiz isteminin kabulüne,
  2. 1. Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
  3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
  4. Yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine,
  5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren on beş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28/09/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Resmi Yazının Orjinal Nüshası İçin Link’e Tıklyınız.

Adalet Bakanlığı İçin Link’e Tıklayınız.