Search
Close this search box.

Türkiye ile Kore Arasında Çifte Vergiyi ve Vergi Kaçakçılığı Karar 8606

Kaydet
Please login

01.06.2024 Tarihli 32563 Sayılı Resmi Gazete

MİLLETLERARASI ANDLAŞMA

Karar Sayısı: 8606

22 Ekim 2021 tarihinde Seul’de imzalanan ve 7494 sayılı Kanunla onaylanması uygun bulunan ekli “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Kore Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığı ile Vergiden Kaçınmaya Engel Olma Anlaşması” ve eki “ProtokoF’ün onaylanmasına, 9 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci ve 3 üncü maddeleri gereğince karar verilmiştir.

31 Mayıs 2024

Recep Tayyip ERDOĞAN
CUMHURBAŞKANI

Madde 1

KAPSANAN KİŞİLER

Bu Anlaşma, Akit Devletlerden birinin veya her ikisinin mukimi olan kişilere uygulanacaktır.

Madde 2

KAPSANAN VERGİLER

1. Bu Anlaşma, ne şekilde alındığına bakılmaksızın, bir Akit Devlet veya politik alt bölümleri ya da mahalli idareleri adına gelir üzerinden alınan vergilere uygulanacaktır.

2. Menkul veya gayrimenkul varlıkların devrinden doğan kazançlara uygulanan vergiler ile teşebbüsler tarafından ödenen ücret ya da maaşların toplam tutarı üzerinden alınan vergiler de dahil olmak üzere, toplam gelir veya gelirin unsurları üzerinden alınan tüm vergiler, gelir üzerinden alınan vergiler olarak kabul edilecektir.

3. Anlaşmanın uygulanacağı mevcut vergiler özellikle aşağıdakilerdir:

a) Kore’de:

i) gelir vergisi;

ii) kurumlar vergisi;

iii) kırsal kalkınma için gelir üzerinden alınan özel vergi;

iv) yerel gelir vergisi (bundan böyle “Kore vergisi” olarak bahsedilecektir).

b) Türkiye’de:

i) gelir vergisi;

ii) kurumlar vergisi (bundan böyle “Türk vergisi” olarak bahsedilecektir).

4. Anlaşma aynı zamanda, Anlaşmanın imza tarihinden sonra mevcut vergilere ilave olarak veya onların yerine alınan ve mevcut vergilerle aynı nitelikte olan veya onlara önemli ölçüde benzeyen vergilere de uygulanacaktır. Akit Devletlerin yetkili makamları, vergi mevzuatlarında yapılan önemli değişiklikleri birbirlerine bildireceklerdir.

Madde 3

GENEL TANIMLAR

1. Bu Anlaşmanın amaçları bakımından, metin aksini gerektirmedikçe:

a) “Kore” terimi, Kore Cumhuriyetini ve coğrafi anlamda kullanıldığında, Kore Cumhuriyeti kara suları ile bunlara bitişik olan ve uluslararası hukuka uygun olarak, deniz yatağı, toprak altı ve bunların doğal kaynaklarına ilişkin Kore Cumhuriyeti egemenlik hak veya yetkilerinin kullanılabileceği alan olarak Kore Cumhuriyeti yasalarınca belirlenmiş veya bundan sonra belirlenebilecek olan alanlar dahil olmak üzere, Kore Cumhuriyeti topraklarını ifade eder.

b) “Türkiye” terimi, kara ülkesini, iç sularını, karasularını ve bunların üzerindeki hava sahasını, bunun yanı sıra kara veya deniz yoluyla uluslararası amaçla taşınan herhangi bir şahsın, işletmesinin veya kuruluşun amacıyla Türkiye’nin uluslararası hukuka uygun olarak üzerinde egemenlik hak ve yetkilerine sahip olduğu deniz alanlarını ifade eder.

c) “bir Akit Devlet” ve “diğer Akit Devlet” terimleri metnin gereğine göre, Kore veya Türkiye anlamına gelir.

d) “vergi” terimi, metnin gereğine göre, bu Anlaşmanın 2. maddesinde kavranan Kore vergisini veya Türk vergisini ifade eder.

e) “kişi” terimi, bir gerçek kişiyi, bir şirketi ve işçilerin oluşturduğu diğer herhangi bir kuruluşu kapsar.

f) “işçi” terimi, herhangi bir işveren veya işverenler grubunun yönetim veya vergilendirme yönünden herhangi bir kuruluş olmama gerek bırakan herhangi bir kuruluş anlamına gelir.

g) “ayırtlı merkez” terimi, Kore yönünden Kore mevzuatında “ana merkez” veya “esas merkez” ya da Türkiye yönünden Türk Ticaret Kanunu’na göre kayıtlı yapılan kanuni ana merkez anlamına gelir.

h) “bir Akit Devlet teşebbüsü” ve “diğer Akit Devlet teşebbüsü” terimleri sırasıyla, bir Akit Devlet makamı tarafından işletilen bir teşebbüsü ve diğer bir Akit Devlet makamı tarafından işletilen bir teşebbüsü ifade eder;

i) “uluslararası trafik” terimi, yalnızca diğer Akit Devletin sınırları içinde bulunduğu deniz, hava veya uzayda yapılan gemi ve uçak işletmeciliği hariç olmak üzere, bir Akit Devlet teşebbüsü tarafından gemi veya uçak işleterek yapılan her türlü taşımacılığı ifade eder;

j) bir Akit Devlete ilişkin “vatandaş” terimi: (i) o Akit Devletin uyruklığına sahip herhangi bir gerçek kişiyi; ve (ii) o Akit Devlette yürürlükte olan mevzuata göre statü kazanan herhangi bir tüzel kişi, ortaklık veya birliği ifade eder;

k) “yetkili makam” terimi: (i) Kore’de, Ekonomi ve Maliye Bakanını veya onun yetkili temsilcisini; ve (ii) Türkiye’de, Hazine ve Maliye Bakanını veya onun yetkili temsilcisini ifade eder.

2. Anlaşmanın bir Akit Devlet tarafından herhangi bir tarihte uygulanmasının ikinci olarak, Anlaşmanın uygulanmadığı verilerin temel, matematiksel, geriatrik bir devletin mevzuatında sahip olduğu anlamı taşıyacak ve bu Devletin yürürlükteki mevzuatında yer alan herhangi bir anlam, bu Devletin mevzuatında bu terime verilen anlama göre üstünlük taşıyacaktır.

Madde 4

MÜKİM

1. Bu Anlaşmanın amaçları bakımından, “bir Akit Devletin mükimi” terimi, o Devletin mevzuatı gereğince ev, ikametgah, kayıtlı merkez, yönetim yeri veya benzer yapıda diğer herhangi bir kriter nedeniyle burada vergiye tabi olan herhangi bir kişi anlamına gelir ve bu Devleti, herhangi bir politik alt bölümü veya mahalli idaresini de kapsar. Ancak bu terim, yalnızca o Devletteki kaynaklardan elde edilen gelir nedeniyle, o Devlette vergiye tabi tutulan herhangi bir kişiyi kapsamaz.

2. İnci fıkra hükümleri dolayısıyla bir gerçek kişi her iki Akit Devletin de mükimi olduğunda, bu kişinin durumu aşağıdaki şekilde belirlenecektir:

a) bu kişi, yalnızca daimi olarak kalabileceği bir evin bulunduğu Devletin mükimi kabul edilecektir. Eğer bu kişinin her iki Devlette de daimi olarak kalabileceği bir evi varsa, bu kişi, yalnızca kişisel ve ekonomik ilişkilerinin daha yakın olduğu (hayati menfaatlerin merkezi olan) Devletin bir mükimi kabul edilecektir;

b) eğer kişinin hayati menfaatlerinin merkezinin yer aldığı Devlet belirlenemezse veya her iki Devlette de daimi olarak kalabileceği bir evi yoksa, bu kişi yalnızca kalmayı adet edindiği evin bulunduğu Devletin bir mükimi kabul edilecektir;

c) eğer kişinin her iki Devlette de kalmayı adet edindiği bir ev varsa veya her iki Devlette de böyle bir ev söz konusu değilse, bu kişi yalnızca vatandaşı olduğu Devletin mükimi kabul edilecektir;

d) eğer kişi her iki Devletin de vatandaşı ise veya her iki Devletin de vatandaşı değişirse, Akit Devletlerin yetkili makamları sorunu karşılıklı anlaşma yoluyla çözeceklerdir.

3. Gerçek kişi dışındaki bir kişi, 1 inci fıkra hükümleri dolayısıyla her iki Akit Devletin de mükimi olduğunda, Akit Devletlerin yetkili makamları sorunu 24’üncü madde çerçevesinde karşılıklı anlaşma yoluyla çözeceklerdir. Böyle bir anlaşmaya varılamaması durumunda, bu kişi Anlaşma ile sağlanan herhangi bir vergi indirimi veya muafiyetinden yararlanmaya hak kazanamayacaktır.

Madde 5

İŞYERİ

1. Bu Anlaşmanın amaçları bakımından “işyeri” terimi, bir teşebbüsün işinin tamamen veya kısmen yürütüldüğü işe ilişkin sabit bir yer anlamına gelir.

2. “İşyeri” terimi özellikle şunlar kapsamına alır:

a) yönetim yeri;

b) şube;

c) büro;

d) fabrika;

e) atölye; ve

f) maden ocağı, petrol veya doğal gaz kuyusu, taş ocağı veya doğal kaynakların çıkarıldığı diğer herhangi bir yer.

3. Bir inşaat şantiyesi, yapım, montaj veya kurma projesi veya bunlara ilişkin gözetim faaliyetleri, yalnızca altı ayı aşan bir süre devam etmesi durumunda bir işyeri oluşturur.

4. Bu maddenin daha önceki hükümleri ile bağlı kalmaksızın, “işyeri” teriminin aşağıdaki hususlar kapsamadığı kabul edilecektir:

a) tesisiern, teşebbüse ait malların veya ticari eşyanın yalnızca depolanması, teslimat için temin edilmesi amacıyla kullanılması;

b) teşebbüse ait mal veya ticari eşya stoklarının, yalnızca geçici, teshir veya teslim amacıyla elde tutulması;

c) teşebbüse ait mal veya ticari eşya stoklarının, yalnızca bir başka tesiste işlenmesi için geçici süre elde tutulması;

d) işe ilişkin sabit bir yerin, ticari eşya toplanması, mal veya eşya satın alma veya malzeme temini amacıyla elde tutulması.

e) işe ilişkin sabit bir yerin, teşebbüs için yalnızca hazırlayıcı veya yardımcı karakter taşıyan diğer herhangi bir faaliyetin yürütülmesi amacıyla elde tutulması;

f) işe ilişkin sabit bir yerin, yalnızca a) ile e) bentlerinde bahsedilen faaliyetlerin birini veya birkaçını bir arada icra etmek için elde tutulması, ancak, söz konusu faaliyetlerin bir arada yürütülmesi sonucunda işe ilişkin sabit yerde oluşan bütün bu faaliyetlerin hazırlayıcı veya yardımcı nitelikte olması şarttır.

5. 1 inci ve 2 nci fıkra hükümleriyle bağlı kalınmaksızın, bir kısı – 6 ncı fıkranın uygulanacağı bağımsız nitelikteki bir acente dışında – bir Akit Devlette, diğer Akit Devletin bir teşebbüsü adına hareket ederse, aşağıda belirtilen şartlarla bu teşebbüs, bu kişinin teşebbüs için gerçekleştirdiği her türlü faaliyet dolayısıyla ilgili bahsedilen Akit Devlette bir işyerine sahip kabul edilecektir:

a) eğer bu kişi, o Devlette teşebbüs adına sözleşme akdetme yetkisine sahip olup, bu yetkisini mutaden kullanırsa, söz konusu kişinin faaliyetleri 4 üncü fıkrada belirtilen ve işe ilişkin sabit bir yerden yapılmış durumunda, o fıkra hükümleri uyarınca bu yerin yerine getirmeyen nitelikteki faaliyetlerle sınırlı olmadıkça; veya

b) eğer bu kişi, böyle bir yetkisi olmamasına rağmen, teşebbüs adına düzenli olarak sevk ettiği mallardan veya ticari esyadan ilk bahsedilen Devlette mutaden mal veya ticari eşya stoku bulundurursa.

6. Bir Akit Devlet teşebbüsü, diğer Akit Devletler, işleni yalnızca kendi işlerine olagan şekilde devam eden bir isimde, şipariş komisyon acentesi veya bağımsız nitelikteki diğer herhangi bir acente vasıtasıyla yürütüğü için bu diğer Devlette bir işyerine sahip kabul olunmayacaktır.

7. Bir Akit Devletin mukimi olan bir şirket, diğer Akit Devletin mukimi olan veya bir diğer Devlette ticari faaliyette bulunan (bir öyşen vasıtasıyla veya bu üçü şekilde) bir şirket kontrol eder ya da işyeri tarafından kontrol edilirse, bu şirketlerden herhangi biri diğer için bir işyeri oluşturmayacaktır.

Madde 6

GAYRİMENKUL VARLIKLARDAN ELDE EDİLEN GELİR

1. Bir Akit Devlet mukiminin diğer Akit Devlette bulunan gayrimenkul varlıklardan elde ettiği gelir (terim veya omanclıktan elde edilen gelir dahil), bir Diğer Devletin vergilendirilir.

2. “Gayrimenkul varlık” terimi, söz konusu varlığın bulunduğu Akit Devletin mevzuatına göre tanımlanacaktır. Terim her türlükârda gayrimenkul varlığa mülteferrit varlıklar, tarmı (balık üretimi ve yetiştiriciliği dahil) ve umancılıkta kullanılan araçları ve hayvanları, özel hukuk hükümlerine uygunlaçağı gayrimenkul mülklerine ilişkin haklar, gayrimenkul infita haklarını ve maden ocaklarını, kaynakların ve diğer doğal kaynakların işletmesi veya işletme hakkı karşılığında doğan sabit ya da değişken ödemeler üzerindeki hakları kapsayacak; gemiler ve uçaklar gayrimenkul varlık olarak değerlendirilmeyecektir.

3. 1 inci fıkra hükümleri, gayrimenkul varlığın doğrudan kullanımından, kiralanmasından veya diğer herhangi bir şekilde kullanımından elde edilen gelire uygulanacaktır.

4. 1 inci ve 3 üncü fıkra hükümleri aynı zamanda, bir teşebbüsün gayrimenkul varlıklarından elde edilen gelir ile serbest meslek faaliyetlerinin icrasında kullanılan gayrimenkul varlıklardan elde edilen gelire de uygulanacaktır.

Madde 7

TİCARİ KAZANÇLAR

1. Bir Akit Devlet teşebbüsüne ait kazanç, söz konusu teşebbüs diğer Akit Devlette yer alan bir işyeri vasıtasıyla orada ticari faaliyette bulunmadıkça, yalnızca bu Devlette vergilendirilecektir. Eğer teşebbüs yukarıda bahsedilen şekilde ticari faaliyette bulunursa, teşebbüsün kazancı bu diğer Devlette, yalnızca bu işyerine atfedilebilen miktarla sınırlı olmak üzere vergilendirilebilir.

2. 3 üncü fıkra hükümleri saklı kalmak üzere, bir Akit Devlet teşebbüsü diğer Akit Devletle yer alan bir işyeri vasıtasıyla orada ticari faaliyette bulunduğunda, her iki Akit Devlette de bu işyerine atfedilecek kazanç, bu işyeri aynı veya benzer koşullar altında, aynı veya benzer faaliyetlerde bulunan ayrı ve bağımsız bir teşebbüs olasıydı ve işyerini oluşturduğu teşebbüsün tamamen bağımsız olarak faaliyet gösterseydi ne kazanç elde edecek ise aynı miktarda bir kazanç olacaktır.

3. Bir işyerinin kazancı belirlenirken, işyerinin bulunduğu Devlette veya başka herhangi bir yerde yapılan, yönetim ve genel idare giderleri de dahil olmak üzere, işyerinin amaçlarına uygun olan giderlerin indirilmesine izin verilecektir. Bununla beraber, işyeri tarafından teşebbüsün ana merkezine veya başka herhangi bir birousuna, gayrimaddi hak bedeli, faiz, komisyon veya diğer benzeri adlar altında yapılan ödemelerle ilgili tutarların gider olarak indirilmesine izin verilmeyecektir.

4. Bir işyeri, bu işyeri tarafından teşebbüs için yalnızca mal veya hizmetin satın alınması dolayısıyla harcanan kazanç atfedilmeyecektir.

5. Bundan önceki fıkraların amaçları bakımından, işyerine ait yük kazanç, aksi yönde malın ve geçerli bir sebepten dolayı, her türlü ödeme ve borçlanmaların değeri aşağı çekildiğinde, o maddelerin dökümlenmiş gider unsurları dikkate alınmayacaktır.

Madde 8

DENİZ VE HAVA TAŞIMACILIĞI

1. Bir Akit Devlet teşebbüsünün uluslararası trafiğe gemi veya uçak işletmeciliği devriyle aşık Devlette elde ettiği kazançlar, yalnızca ilk bahsedilen Devlette vergilendirilecektir.

1 inci fıkra hükümleri aynı zamanda, bir ortaklığa, bir ortak girişime veya uluslararası işletilen bir acenteyle iştirak dolayısıyla elde edilen kazançlara da uygulanacaktır.

Bu maddenin amaçları bakımından, “Bir Akit Devlet teşebbüsünün uluslararası trafiğe gemi veya uçak işletmeciliğinden diğer Akit Devlette elde ettiği kazançlar” terimi:

a) gemi veya uçakların çıplak olarak kiralanmasından; ve

b) mal ve ticari eşyanın taşınmasında kullanılan konteynerlerin (treyler ve koy eşyeler tespamı dahili) için gerekli ekimdan dahili kullanımından, bakımından veya kiralanmasından

elde edilen kazançlar, söz konusu kullanım, bakım veya kiralamaların uluslararası trafiğe gemi veya uçak işletmeciliğinin yanı sıra arizi olarak yapılması halinde, kapsayacaktır.

Madde 9

BAĞIMLI TEŞEBBÜSLER

1. a)Bir Akit Devlet teşebbüsü doğrudan veya dolaylı olarak diğer Akit Devlet teşebbüsünün yönetim, kontrol veya sermayesine katıldığında veya

b) Aynı kişiler doğrudan veya dolaylı olarak bir Akit Devlet teşebbüsünün ve diğer Akit Devlet teşebbüsünün yönetim, kontrol veya sermayesine katıldığında, ve her iki halde de, iki teşebbüs arasındaki ticari veya malî ilişkilerde oluşan veya oluşturulan koşullar, bağımsız teşebbüsler arasında oluşması gereken koşullardan farklılaştığında, bu şartlar altında, teşebbüslerden birisinde olması gereken, fakat bu koşullar nedeniyle kendini göstermeyen kazanç, o teşebbüsün kazancına eklenir ve buna göre vergilendirilebilir.

2. Bir Akit Devlet’in kendi teşebbüsünün kazancına dâhil edip vergilendirici kazancın, diğer Akit Devlette vergilendirilen diğer teşebbüsün kazancını içermesi ve aynı zamanda, ilk bahsedilen Devletin kuralı bu kazancı, iki bağımsız teşebbüs arasında olması gereken koşullar göz önünde tutularak, ilk bahsedilen Devlet teşebbüsünde gerçekleşmesi gereken kazancı olmasına durumunda, diğer Devlet bu düzeltmelerin yerinde olduğu kanatine varırsa, söz konusu kazancı üzerinde aynı vergilenme miktarında gerekli düzeltmeler yapar. Bu düzeltme yapılırken, bir Akit Devletin diğer Akit Devletin teşebbüsüne bağlı olarak sağladığı tüm yararlar ve diğer yükümlülükler göz önünde tutularak diğer Akit Devletlerin yetkili makamları birbirlerine danışacaklardır.

Madde 10

TEMETTÜLER

1. Bir Akit Devletin mukimi olan bir şirket tarafından diğer Akit Devletin bir mukimine ödenen temettüler, bu diğer Devlette vergilendirilebilir.

2. Bununla beraber söz konusu temettüler, temettüyü ödeyen şirketin mukimi olduğu Akit Devlette ve bu Devletin mevzuatına göre de vergilendirilebilir; ancak, temettünün gerçek lehdarları temettü ödeyen şirketin sermayesinin doğrudan doğruya en az yüzde 25’ini elinde tutan bir şirket (ortaklık haric) ise, gayrisafi temettü tutarının yüzde 10’unu; a) temettünün gerçek lehdarı, temettü ödeyen şirketin sermayesinin doğrudan doğruya en az yüzde 25’ini elinde tutan bir şirket (ortaklık haric) ise, gayrisafi temettü tutarının yüzde 10’unu; b) tüm diğer durumlarda gayrisafi temettü tutarının yüzde 15’ini aşmayacak.

3. Bu madde kullanılan “temettü” terimi, hisselerden, intifa senetlerinden veya intifa haklarından, kurucu hisse senetlerinden veya alacak niteliğinde olmayıp kazanca katılmayı sağlayan diğer haklardan elde edilen gelirleri, bunun yanı sıra dağıtımı yapan şirketin mukimi olduğu Devletin mevzuatına göre, vergileme yönünden hisse senetlerinden elde edilen gelirle aynı muameleyi gören diğer şirket haklarından elde edilen gelirler ile yatırım fonu ve yatırım ortaklığından elde edilen gelirleri ifade eder.

4. Diğer Akit Devlete yer alan bir işyeri vasıtasıyla ticari faaliyette bulunan bir Akit Devlet şirketinin kazancı 7 nci maddeye göre değerlendirilir. Bu işyeri, işyerinin bulunduğu Akit Devletin mevzuatında açıkça izin verilen bir şekilde alacakları, kesintileri ve borçları, işyerinin bulunduğu yerde kalan kazancından sonraki kalan miktarın tespit edilmesinde berlirleyici bir unsur haline gelir. Bu işyeri, işyerinin bulunduğu Devletin mevzuatında açıkça izin verilen bir şekilde alacakları, kesintileri ve borçları, işyerinin bulunduğu yerde kalan kazancından sonraki kalan miktarın tespit edilmesinde belirleyici bir unsur haline gelir.

5. Bir Akit Devlet mukimi olan temettünün gerçek lehdarı, temettüyü ödeyen şirketin mukimi olduğu diğer Akit Devlette yer alan bir işyeri vasıtasıyla orada ticari faaliyette bulunursa veya bu diğer Devlette yer vasıtasıyla orada ticari faaliyette bulunursa alan sabit bir yer vasıtasıyla serbest meslek faaliyeti icra ederse ve söz konusu temettü elde edis olayı ile bu işyeri veya sabit yer arasında etkin bir bağ bulunmaktaysa, 1 inci ve 2 nci fıkra hükümleri uygulanmayacaktır. Bu durumda, olayına göre 7 nci veya 14 üncü madde hükümleri uygulanacaktır.

6. Bir Akit Devlet mukimi olan bir şirket, diğer Akit Devletten kazanç veya gelir elde ettiğinde, bu diğer Devlet, temettülerin kendi mükelleflerine birine ödenmesi veya temettü elde edilmesi ile bu diğer Devlette bulunan bir işyeri veya sabit yer arasında etkin bir bağ bulunması durumları hariç olmak üzere, bu şirket tarafından ödenen temettüler üzerinden herhangi bir vergi alamayacağı gibi, dönen temettülerin veya dağıtılmış kazancın tamamen veya kısmen bu diğer Devlette elde edilen kazanç veya gelirlerden oluşması durumunda bile, bu şirketin dağıtılmayan kazançları üzerinden dağıtılmayan kazanç vergisi alamaz.

Madde 11

FAİZ

1. Bir Akit Devlette doğan ve diğer Akit Devletin bir mukimine ödenen faiz, bu diğer Devlette vergilendirilebilir.

2. Bununla beraber söz konusu faiz, elde edildiği Akit Devlette ve o Devletin mevzuatına göre de vergilendirilebilir; ancak faizin gerçek lehdarı diğer Akit Devletin bir mukimi ise, bu şekilde alınacak vergi faizin gayrisafi tutarının yüzde 10’unu aşmayacaktır.

3. 2 nci fıkra hükümlerine bağlı kalmaksızın, bir Akit Devlette doğan faiz, gerçek lehdarının, politik alt bölümleri ve mahalli idareleri dahil olmak üzere diğer Akit Devlet, diğer Akit Devletin Merkez Bankası veya bunların kanunla kurulmuş olan herhangi bir kuruluşu olması durumunda, yalnızca bu diğer Akit Devlette vergilendirilecektir.

4. 3 üncü fıkrarın amacı bakımından, “Merkez Bankası veya kanunla kurulmuş olan kuruluşlar” ifadesi: a) Kore’de: i) Kore Bankası; ve ii) Kore İhracat-İthalat Bankası; b) Türkiye’de: i) Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası; ve ii) Türkiye İhracat Kredi Bankası A.Ş.

5. Bu madde kullanılan “faiz” terimi, ipotek garantisiine bağlı olman olmasın veya borçlunun kazancına katılma hakkını taşıman olmasın, kısmen veya kurumsal kaydedici tamamen güvenceye bağlı tasarruf ve her nevi alacaklardan doğan gelir ile gelirin elde edildiği tesis edilmediği mukimi olan kişiye itaet edilen, gelir sayılan diğer bütün gelirler ifade eder.

6. Bir Akit Devlet mukimi olan faizin gerçek lehdarı, faizin elde edildiği diğer Akit Devlete yer alan bir işyeri vasıtasıyla orada ticari faaliyette bulunursa veya bu diğer Devlette yer alan sabit bir yer vasıtasıyla serbest meslek faaliyetinde bulunursa ve söz konusu faizin ödendiği alacak ile bu işyeri veya sabit yer arasında etkin bir bağ bulunmaktaysa, 1 ve 2 nci fıkra hükümleri uygulanmayacaktır. Bu durumda, olayına göre, 7 nci veya 14 üncü madde hükümleri uygulanacaktır.

7. Bir Devletin kendisi, politik alt bölümü, mahalli idaresi veya bir mukimi tarafından ödenen faizin, o Devlette elde edildiği kabul olunacaktır. Bunula beraber, faiz ödeyen kişi, bir Akit Devletin mukimi olsun veya olmasın, bir Akit Devlette faiz ödemeye neden olan borç alacak ilişkisiyle bağlantılı bir işyerine veya sabit yer sahip olduğunda, ve faiz bu işyeri veya sabit yerden kaynaklandığında, söz konusu faizin, işyerinin veya sabit yerin bulunduğu Devlette elde edildiği kabul olunacaktır.

8. Alacak karşılığında ödenen faizin miktarı, ödeyici ile gerçek lehdar arasında veya her ikisi ile bir başka kişi arasında var olan özel ilişki nedeniyle, böyle bir ilişkinin olmadığı durumda ödeyici ve gerçek lehdar arasında kararlaştırılacak miktarı aştığında, bu maddi hükümler yalnızca en son bahsedilen miktarın uygulanacaktır. Bu durumda ödemenin aşan kısmı, bu Anlaşmara diğer hükümleri de dikkate alınarak, her bir Akit Devletin mevzuatına göre vergilendirilecektir.

Madde 12

GAYRİMADDİ HAK BEDELLERİ

1. Bir Akit Devlete doğan ve diğer Akit Devletin bir mukimine ödenen gayrimaddi hak bedelleri, bu diğer Devlette vergilendirilebilir.

2. Bununla beraber, söz konusu gayrimaddi hak bedelleri elde edildikleri Akit Devlette ve o Devletin mevzuatına göre de vergilendirilebilir; ancak gayrimaddi hak bedelleri edinildiğinde diğer Akit Devletin bir mukimi ise, bu şekilde alınacak vergi gayrimaddi hak bedelinin gayrisafi tutarının yüzde 10’una aşmayacaktır.

3. Bu madde kullanılan “gayrimaddi hak bedelleri” terimi, sinema filmleri ile radyo ve televizyon kayıtları dahil olmak üzere, edebi, sanatsal veya bilimsel çalışmalara ilişkin her nevi telif hakkını, her nevi patentin, ticari markanın, tasarım veya modelin, planın, gizli formül veya üretim yönteminin kullanımı, kullanım hakkı veya satışı ya da sınai, ticari veya bilimsel teçhizatın kullanımı veya kullanım hakkı karşılığında yapılan her türü ödemeyi ifade eder.

4. Bir Akit Devlet mukimi olan gayrimaddi hak bedelinin gerçek lehdarı, söz konusu bedelin elde edildiği diğer Akit Devlette yer alan bir işyeri vasıtasıyla orada ticari faaliyeti bulunmadıkça veya bu diğer Devlette yer alan sabit bir yer vasıtasıyla serbest meslek faaliyetinde bulunmadıkça ve söz konusu bedelin ödendiği hak veya varlık ile bu işyeri veya sabit yer arasında etkin bir bağ bulunmaktaysa, bu maddenin 1 inci ve 2 nci fıkra hükümleri uygulanmayacaktır. Bu durumda, olayına göre, 7 nci veya 14 üncü madde hükümleri uygulanacaktır.

5. Bir Akit Devletin kendisi, politik alt bölümü, mahalli idaresi ya da bu Devlette bir mukimi tarafından ödenen gayrimaddi hak bedelinin, o Devletin elde edildiği kabul olunacaktır. Bununla beraber, gayrimaddi hak bedelini ödeyen kişi, bir Akit Devletin mukimi olsun veya olmasın, bir Akit Devletin gayrimaddi hak bedelini mükemmel neden olan hak veya varlık ile bağlantılı bir işyerine veya sabit yere sahip olduğunda ve gayrimaddi hak bedeli bu işyeri veya sabit yerden kaynaklandığında, söz konusu gayrimaddi hak bedeli, işyerinin veya sabit yerin bulunduğu Devlette elde edildiği kabul edilir.

6. Kullanım, hak veya bilgi karşılığında ödenen gayrimaddi hak bedelinin miktarı, ödeyici ile gerçek lehdar arasında veya her ikisi ile bir başka kişi arasında var olan özel ilişki nedeniyle, böyle bir ilişkinin olmadığı durumlarda ödeyici ile gerçek lehdar arasında kararlaştırılacak miktarı aştığında, bu madde hükümleri yalnızca en son bahsedilen miktarı uygulanacaktır. Bu durumda ödemenin aşan kısmı, bu Anlaşmanın diğer hükümleri de dikkate alınarak, her bir Akit Devletin mevzuatına göre vergilendirilecektir.

Madde 13

SERMAYE DEĞER ARTIŞ KAZANÇLARI

1. Bir Akit Devlet mukimince, diğer Akit Devlette yer alan ve 6 ncı maddede belirtilen gayrimenkul varlıkların elden çıkarılmasından sağlanan kazançlar, bu diğer Devlette vergilendirilebilir.

2. Bir Akit Devlet teşebbüsünün diğer Akit Devlette sahip olduğu bir işyerinin ticari varlığına dahil menkul varlıkların veya bir Akit Devlet mukiminin diğer Akit Devlette serbest meslek faaliyeti icra etmek üzere kullandığı sabit bir yere ait menkul varlıkların elden çıkarılmasından doğan kazançlar, bu işyerinin (yalnız veya tüm teşebbüsle birlikte) veya sabit yerin elden çıkarılmasından doğan kazanç da dahil olmak üzere, bu diğer Devlette vergilendirilebilir.

3. Uluslararası trafiğe işletilen gemi veya uçakların veya söz konusu gemi veya uçakların işletilmesiyle ilgili menkul varlıkların elden çıkarılmasından sağlanan kazançlar, yalnızca teşebbüsün mukimi olduğu Akit Devlette vergilendirilecektir.

4. Bir Akit Devlet mukimince, değerinin yüzde ellisinden fazlası, doğrudan veya dolaylı olarak diğer Akit Devlette bulunan gayrimenkul varlıkların kaynaklanmış hisse senetlerinin elden çıkarılmasından sağlanan kazançlar, bu diğer Devlette vergilendirilecektir.

5. 1, 2, 3 ve 4 üncü fıkralarda belirtilenler dışında kalan sanıkların elde çıkardıklarında başlangıç varlıklar için alınmış eğer ekranan bir önemle çıkmasında sağlanan kazançlar, yalnızca elden çıkarılmasının mukimi olduğu Akit Devletten vergilendirilecektir. Bu maddenin son fıkrası ile Akit Devletler arasındaki takdirde, bu devletler arası serbest bir ticaret veya ekonomik gelişmelerin yönlendireceği hükümet tarafından alınabilecek bir vergi yasal maddi tarihre karşı koyularak yürütülecek.

Madde 14

SERBEST MESLEK FAALİYETLERİ

1. Bir Akit Devlet mukiminin serbest meslek faaliyetleri veya bağımsız nitelikteki diğer faaliyetler dolayısıyla elde ettiği gelir, bu faaliyetler diğer Akit Devlette icra edilmekle, yalnızca ilgili başlıkların Devlette vergilendirilecektir. Eğer faaliyetler diğer Devlette icra edilirse, buradan elde edilen gelir bu diğer Devlette vergilendirilebilir.

2. 1 nci fıkra hükümlerine bakılmaksızın, bir Akit Devlet mukiminin diğer Akit Devlette icra ettiği serbest meslek faaliyetleri veya bağımsız nitelikteki diğer faaliyetlerden elde ettiği gelir eğer: a) gelir elde eden kişi, diğer Devlette ilgili mali yıl içinde başlayan veya sona eren herhangi bir on iki aylık dönemde bir veya birkaç seferde toplam 183 günü aşmayan bir süre bulunursa, b) ödeme, diğer Akit Devletin mukimi olmayan bir kişi tarafından veya böyle bir kişi adına yapılırsa, ve c) ödeme, ödemeyi yapan kişinin diğer Devlette sahip olduğu bir işyerinden veya sabit yerden yapılmazsa,

yalnızca ilk bahsedilen Devlette vergilendirilecektir.

3. Bu maddenin 1 ve 2 nci fıkra hükümleri, bir teşebbüs tarafından serbest meslek faaliyetleri veya benzer nitelikteki diğer faaliyetler karşılığında yapılan ödemede uygulanacaktır.

4. “Serbest meslek faaliyetleri” terimi, doktorların, avukatların, mühendislerin, mimarların, diz hekimlerinin ve muhasebecilerin bağımsız faaliyetlerini yanı sıra, gelişmiş bağımsız olarak yürütülen öğretmenlik, danışmanlık, sanat ve icra faaliyetlerini kapsamına alır.

Madde 15

BAĞIMLI FAALİYETLER

1. 16, 18, 19 ve 20 nci maddelerin hükümleri saklı kalmak üzere, bir Akit Devlet mukiminin bir hizmet dolayısıyla elde ettiği maaş, ücret ve diğer benzeri gelirler, bu hizmet diğer Akit Devlette ifa edilmedikçe, yalnızca bu Devlette vergilendirilecektir. Hizmet diğer Devlette ifa edilirse, buradan elde edilen söz konusu gelir bu diğer Devlette vergilendirilebilir.

2. 1 inci fıkra hükümlerine bakılmaksızın, bir Akit Devlet mukiminin diğer Akit Devlette fa ettiği bir hizmet dolayısıyla elde ettiği gelir, eğer: a) gelir elde eden kişi, diğer Devlette, ilgili mali yıl içinde başlayan veya sona eren herhangi bir on iki aylık dönemde, bir veya birkaç seferde toplam 183 günü aşmayan bir süre bulunursa, ve b) ödeme, diğer Devletin mukimi olmayan bir işveren tarafından veya böyle bir işveren adına yapılırsa, ve c) ödeme, ödemeyi yapan kişinin diğer Devlette sahip olduğu bir işyerinden veya sabit yerden yapılmazsa,

yalnızca ilk bahsedilen Devlette vergilendirilecektir.

3. Bu maddenin 1 ve 2 nci fıkra hükümleri, bir teşebbüs tarafından yapılan ödemeleri içermektedir, gelir yalnızca bu Akit Devlette vergilendirilir. Bu hükümlerle bağlantılı olarak faaliyetlerin gerçekleştirilmesi durumunda etkili olacaktır.

Madde 16

YÖNETİCİLERE YAPILAN ÖDEMELER

Bir Akit Devlet mukiminin, diğer Akit Devlet mukimi olan bir şirketin yönetim kurulu üyesi olması dolayısıyla elde ettiği ücret ve diğer benzeri ödemeler, bu diğer Devlette vergilendirilebilir.

Madde 17

SANATÇI VE SPORCULAR

1. 14 ve 15 inci maddelerin hükümlerine bakılmaksızın, bir Akit Devlet mukiminin müzay, sinema, radyo veya televizyon sanatçısı gibi bir sanatçı veya bir ticaret yönünden ya da bir sporcu sıfatıyla diğer Akit Devlette icra ettiği şahsi faaliyetler dolayısıyla elde ettiği gelir, bu diğer Devlette vergilendirilebilir.

2. Bir sanatçının ya da sporcunun bu sıfatla icra ettiği şahsi faaliyetlerden doğan gelir, sanatçının veya sporcunun kendisi adına değil de bir başka kişi adına tahakkuk ederse, bu gelir 7, 14 ve 15 inci maddelerin hükümleriyle bağlı kalmaksızın, sanatçı ya da sporcunun faaliyetlerinin icra edildiği Akit Devlette vergilendirilebilir.

3. Bir Akit Devlet mukiminin, bu maddenin 1 inci ve 2 nci fıkralarında öngörüldüğü gibi diğer Akit Devlette icra edilen faaliyetlerden elde ettiği gelir, diğer Akit Devlette yapılan ziyaretin tamamen veya önemli ölçüde başkaları adına belirlenmiş ve organize edilmiş kültürel, bilimsel veya sportif karşılaşmalar arasındaki kültürel etkileşim veya Akit Devletlerin Hükümetleri kamu fonlarından destek alması veya diğer devletlerin çerçevesinde gerçekleşmesi halinde, bu diğer Devlette vergiden istisna edilecektir.

Madde 18

EMEKLİ MAAŞLARI

1. 19 uncu maddenin 2 nci fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, bir Akit Devlet mukimine geçmiş çalışmalarının karşılığında ödenen emekli maaşları ve yapılan diğer benzeri ödemeler, yalnızca bu Devlette vergilendirilecektir. Bununla beraber, söz konusu emekli maaşları ve diğer benzeri ödemeler, diğer Devlette doğması halinde, diğer Akit Devlette de vergilendirilebilir.

2. 1 inci fıkra hükümlerine bakılmaksızın, bir Akit Devlet, politik alt bölümü veya mahalli idaresinin sosyal güvenlik sisteminin bir parçası olan kamu planları uyarınca ödenen emekli maaşları ve yapılan diğer ödemeler, yalnızca bu Akit Devlette vergilendirilecektir.

Madde 19

KAMU HİZMETİ

1. a) Bir Akit Devlete, politik alt bölümüne veya mahalli idaresine bir gerçek kişi tarafından verilen hizmetler karşılığında, bu Devlet, alt bölüm veya idare tarafından yapılan maaş, ücret ödemeleri ve diğer benzeri ödemeler, yalnızca bu Devlette vergilendirilecektir.

b) Bununla beraber, hizmet diğer Akit Devlette ifa edilirse ve gerçek kişi bu diğer Devletin bir mukimi ise, söz konusu maaş, ücret ve diğer benzeri ödemeler yalnızca bu diğer Akit Devlette vergilendirilecektir. Ancak bu kişinin: (i) bu Devletin bir vatandaşı olması; veya (ii) yalnızca bu hizmeti ifa etmek amacıyla bu Devletin bir mukimi durumuna geçmiş olması gerekmektedir.

2. a) 1 inci fıkra hükümlerine bakılmaksızın, bir Akit Devlete, politik alt bölümüne veya mahalli idaresine bir gerçek kişi tarafından verilen hizmetler karşılığında, bu Devlet, alt bölüm veya idare tarafından veya bunlarca oluşturulan fonlardan ödenen emekli maaşları ve diğer benzeri ödemeler, yalnızca bu Devlette vergilendirilecektir.

b) Bununla beraber, gerçek kişinin diğer Akit Devletin bir mukimi ve vatandaşı olması halinde, söz konusu emekli maaşları ve diğer benzeri ödemeler yalnızca bu diğer Devlette vergilendirilecektir.

3. Bir Akit Devlet, politik alt bölümü veya mahalli idaresi tarafından yürütülen faaliyetlerle bağlantılı olarak verilen hizmetler karşılığında elde edilen gelirler, ödemelerin bu hizmetlerle ilişkili olarak yapıldığı ve hizmetin bu Devlette icra edilmiş olması durumunda yalnızca bu Devlette vergilendirilecektir. Ancak, bu hizmetler çerçevesinde gerçekleştirilen hizmetlerin diğer Akit Devletlerin vatandaşları tarafından yapıldığı durumlar hariç tutularak, 15, 16, 17 ve 18 inci maddelerin hükümleri uygulanacak.

Madde 20

ÖĞRETMENLER VE ÖĞRENCİLER

1. Bir Akit Devleti ziyareti sırasında veya ziyaretinin hemen öncesinde diğer Akit Devletin mukimi olan ve ilk bahsedilen Devlette yalnızca eğrenim veya mesleki eğitim amacıyla bulunan bir öğrenciye veya stajyere, geçimini, öğrenimini veya mesleki eğitimini sağlayabilmesi için bu Devletin dışındaki kaynaklardan yapılan ödemeler, bu Devlette vergilendirilmeyecektir.

2. Benzer şekilde, bir Akit Devleti ziyareti sırasında veya ziyaretinin hemen öncesinde diğer Akit Devletin mukimi olan ve ilk bahsedilen Akit Devlette esas itibarıyla öğretim veya bilimsel araştırma yapmak amacıyla iki yılt aşmayan bir süre veya süreler için bulunan bir Öğretmen veya öğretim üyesinin söz konusu öğretim veya araştırmaya ilişkin kişisel hizmetleri karşılığında bu Devletin dışındaki kaynaklardan elde ettiği gelirler, bu Devlette vergiden istisna edilecektir.

3. Bir Akit Devleti ziyareti sırasında veya ziyaretinin hemen öncesinde diğer Akit Devletin mukimi olan ve ilk bahsedilen Akit Devlette eğrenimi veya mesleğiyle ilgili uygulama deneyimi kazanmak üzere, iki yıl aşmayan bir süre ya da süreler için hizmet ifa eden bir öğrenci veya stajyerin bu çalışma karşılığında elde ettiği gelirler bu Devlette vergilendirilmeyecektir.

Madde 21

DİĞER GELİRLER

1. Bir Akit Devlet mukiminin, nerede doğarsa doğsun, bu Anlaşmanın önceki maddelerinde belirtilmeyen gelir unsurları, yalnızca bu Devlette vergilendirilecektir.

2. 6 ncı maddenin 2 nci fıkrasında tanımlanan gayrimenkul varlıklardan elde edilen gelir hariç olmak üzere, bir Akit Devlet mukimi olan söz konusu gelirin lehdarı, diğer Akit Devlette yer alan bir işyeri vasıtasıyla orada ticari faaliyette bulunursa veya bu diğer Devlette yer alan sabit bir yer vasıtasıyla serbest meslek faaliyetinde bulunursa ve gelirin ödendiği hak veya varlık ile bu işyeri veya sabit yer arasında etkin bir bağ bulunmaktaysa, bu gelire 1 inci fıkra hükümleri uygulanmayacaktır. Bu durumda, olayına göre 7 nci veya 14 üncü madde hükümleri uygulanacaktır. Vergiyi hesaplarken, istisna edilmiş olan geliri de dikkate alabilir.

Madde 22

ÇİFTE VERGİLENDİRMENİN ÖNLENMESİ

1. Kore’de, çifte vergilendirme aşağıdaki şekilde önlenecektir:

a) Kore dışındaki bir ülkede ödenen verginin Kore vergisinden mahsup edilebilmesine izin veren Kore vergi mevzuatı hükümleri saklı kalmak üzere (bu mukimi, Türkiye’den bu Anlaşma etkilemeyecektir); i) bir Kore mukimi, Türkiye’de gelir elde ettiğinde ülkenin Türk vergisi miktarının, bu mukimin ödeyeceği Kore vergisinden mahsupuna izin verecektir. Bununla beraber, mahsup miktarı mahsupdan önce hesaplanan, bu gelire atfedilebilen Kore vergisi miktarını aşmayacaktır;

b) Türkiye’den elde edilen gelirin, Türkiye mukimi olan bir şirket tarafından, Kore mukimi olan ve temettü deyimi şirketin veya hakkinı baz hisseselerinin veya sermayesinin en az %25’ine sahip olan bir şirkette denen temettü olması halinde, mahsup işleminde, içinden temettü ödemesi yapılan kazanca ilişkin olarak şirket tarafından ödenecek Türk vergisi dikkate alınacaktır.

2. Türkiye’de, çifte vergilendirme aşağıdaki şekilde önlenecektir:

a) Türkiye dışındaki bir ülkede ödenen verginin Türk vergisinden mahsupuna izin veren Türk mevzuat hükümleri saklı kalmak üzere (bu hükümler buradaki genel prensibi değiştirmeksizin uygulanmaz taraftan edilabilir), bir Türk mukimi, Kore’deki kazançlardan elde ettiği gelir (kazançlar ve vergiye tabi gelir dahil) üzerinden, Kore mevzuatı vergilerine ve bu Anlaşmaya uygun olarak izin verilecek Kore vergisinden, söz konusu gelir üzerinden ödenen Türk vergisinin mahsupuna izin verilecektir. Bununla birlikte, bu mahsup, söz konusu gelire atfedilebilen, mahsuptan önce hesaplanan Türk vergisi miktarını aşamayacaktır;

b) Anlaşmanın herhangi bir hükmü uyarınca bir Türkiye mukimi tarafından elde edilen gelir Türkiye’de vergiden istinsa edilirse, Türkiye, bu mukimin geriye kalan geliri üzerinden alnacak.

Madde 23

AYRIM YAPILMAMASI

1. Bir Akit Devletin vatandaşları, diğer Akit Devlette, bu diğer Devletin vatandaşlarının aynı koşullarda, özellikle mukimlik yönünden, karşı karşıya kaldıkları veya kalabilecekleri vergilemeden ve buna bağlı mükellefiyetlerden farklı veya daha ağır bir vergilemeye ve buna bağlı mükellefiyetlere tabi tutulmayacaklardır. Bu hüküm aynı zamanda, 1 inci madde hükümlerine bakılmaksızın, Akit Devletlerden birinin veya her ikisinin mukimi olmayan kişilere de uygulanacaktır.

2. 10 uncu maddenin 4 üncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, bir Akit Devlet teşebüsünün diğer Akit Devlette sahip olduğu işyerinin diğer Devlette vergilendirilmesi, bu diğer Devletin aynı faaliyetleri yürüten teşebbüslerinin tabi olduğu vergilemeye göre daha az lehe olmayacaktır. Bu hüküm, bir Akit Devletin kendi mukimlerine şahsi veya ailevi durumları dolayısıyla, vergileme amaçları bakımından uyguladığı şahsi indirimleri, vergi ve matrah indirimlerini diğer Akit Devlet mukimlerine de uygulamak zorunda olduğu yönünde anlaşılmayacaktır.

3. 9 uncu maddenin 1 inci fıkrası, 11 inci maddenin 8 inci fıkrası veya 12 nci maddenin 6 ncı fıkrası hükümlerinin uygulanacağı haller hariç olmak üzere, bir Akit Devlet teşebbüsünce diğer Akit Devletin bir mukimine ödenen faiz, gayrimaddi hak bedeli ve diğer ödemeler, söz konusu teşebbüsün vergilendirilebilir kazancının belirlenmesinde, bu ödemeler ilk bahsedilen Devletin bir mukimine yapılmış gibi, aynı koşullarda indirilebilecektir.

4. Bir Akit Devletin, diğer Akit Devletin bir veya birden fazla mukimi tarafından, doğrudan veya dolaylı olarak, kısmen veya tamamen sermayesine sahip olunan veya kontrol edilen teşebbüsleri, ilk bahsedilen Devlette, bu Devletin diğer benzeri teşebbüslerinin tabi oldukları veya olabilecekleri vergilemeden veya buna bağlı mükellefiyetlerden fark veya daha ağır bir vergilemeye ve buna bağlı mükellefiyetlere tabi tutulmayacaklardır.

5. Bu madde hükümleri, 2 nci madde hükümlerine bakılmaksızın, her tür ve tanımdaki vergilere uygulanacaktır.

Madde 24

KARŞILIKLI ANLAŞMA USULÜ

1. Bir kişi, Akit Devletlerden birinin veya her ikisinin işlemlerinin kendisi için bu Anlaşma hükümlerine uygun düşmeyen bir vergileme yarattığı veya yaratacağı kanatine vardığında, bu Devletlerin iç mevzuatlarında öngörülen özgün yollarla başvurmalıdırken, durumu Akit Devletlerden birinin yetkili makamına arz edebilir. Söz konusu müraacat, Anlaşma hükümlerine aykırı durum bir vergileme sonuçlanan eylemin ilk bildiriminden itibaren üç yıl içerisinde yapılmaldır.

2. Söz konusu yetkili makam, itirazı haklı bulur ve kendisi etkimekâr bir çözüme ulaşamaz ise, Anlaşmaya ters düşen vergilemeyi tanımamak amacıyla, diğer Akit Devletin yetkili makamıyla karşılıklı anlaşma yoluyla sorunu çözmeye gayret sarf edecektir. Anlaşmaya varılan her husus, Akit Devletlerin iç mevzuatlarında öngörülen zamanasımı sürelerine bakılmaksızın uygulanacaktır.

3. Akit Devletlerin yetkili makamları, Anlaşmanın yorumundan veya uygulamasından kaynaklanan her türü güçlüğü veya tereddüdü karşılıklı anlaşmayla çözmek için gayret göstereceklerdir. Yetki makamların ayrı ayrı veya Anlaşmada ele alınmayan durumlardan kaynaklanan çifte vergilendirmenin ortadan kaldırılması için de birbirlerine danışabilirler.

4. Her Devletin yetkili makamı aracılığıyla, bundan önceki fıkralarda belirtilen hususlarda anlaşmaya varılabilir ve danışılabilir birlikteliğe, kendileri arasında etkili iletişim kurmak, ortak bir komisyon kurarak dahil olmak üzere, doğrudan haberleşebilirler.

Madde 25

BİLGİ DEĞİŞİMİ

1. Akit Devletlerin yetkili makamları, bu Anlaşma hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili veya Anlaşma ile uyumsuzluk göstermediği sürece Akit Devletler, politik alt bölümleri veya mahalli idareleri adına alınan her tür ve tanımdaki vergilere ilişkin iç mevzuat hükümlerinin uygulanması veya idaresi ile ilgili olduğu değerlendirilen bilgileri değişime tabi tutacaklardır. Bilgi değişimi 1 inci ve 2 nci maddelerle sınırlı değildir.

2. Bir Akit Devlet tarafından 1 inci fıkra uyarınca alınan her türlü bilgi, bu Devletin kendi iç mevzuatı çerçevesinde elde ettiği bilgiler gibi gizli tutulacak ve yalnızca 1 inci fıkrada bahsedilen vergilerin tahakkuku veya tahsilleri veya cebri icra ya da kovuşturmasıyla veya bu hususlardaki itirazlara bakmakla görevli kişi veya makamlara (adil makamlar ve idari kuruluşlar dahil) veya bunları denetlemekle görevli olan kişilere verilebilecektir. Bu kişi veya makamlar söz konusu bilgileri yalnızca bu amaçlar doğrultusunda kullanacaklardır. Bu kişi veya makamlar, söz konusu bilgileri mahkeme duruşmalarında veya adil kararlar alınırken açıklayabilirler.

3. 1 inci ve 2 nci fıkra hükümleri hiçbir surette bir Akit Devleti: a) kendisinin veya diğer Akit Devletin mevzuatına ve idari uygulamalarına aykırı dair önlemler alma; b) kendisinin veya diğer Akit Devletin mevzuatı veya olağan işlemleri çerçevesinde elde edilemeyen bilgileri sunma; c) herhangi bir ticari, sınai, mesleki sırrı veya ticari işlemi aleni hale getiren bilgileri veya aleniyeti kamu düzenine aykırı düşen bilgileri verme

yükümlülüğü altına sokacak şekilde yorumlanamaz.

4. Bir Akit Devlet tarafından bu madde uyarınca bilgi talep edilmesi durumunda, diğer Akit Devlet, kendi vergi amaçları yönünden bu bilgilere ihtiyacı olmasa bile, talep edilen bilgiyi sağlamak için kendi bilgi toplama yöntemlerini kullanacaktır. Önceki cümlede yer alan yükümlülük, 3 inci fıkradaki sınırlamalara tabi olmakla birlikte, bu sınırlamalar hiçbir surette bir Akit Devlete, yalnızca ulusal çıkarları olmadığı gerekçesiyle bilgi sağlamayı reddetme hakkı verecek şekilde yorumlanmayacaktır.

5. 3 üncü fıkra hükümleri hiçbir surette bir Akit Devlete, yalnızca bilginin bir banka, diğer finansal kurum, temsilci veya bir acente ya da yedemin gibi hareket eden bir kişide bulunması veya bir kişinin sermaye payları ile ilgili olması nedeniyle bu bilgiyi sağlamayı reddetme hakkı verecek şekilde yorumlanmayacaktır.

Madde 26

VERGİLERİN TAHSİLATINDA YARDIMLAŞMA

1. Akit Devletler, alacaklarının tahsilatında birbirlerine yardım edeceklerdir. Bu yardım 1 inci ve 2 nci maddelerle sınırlı değildir. Akit Devletlerin yetkili makamları, bu maddenin uygulama biçimini karşılıklı anlaşma yoluyla belirleyebilirler.

2. Bu maddede kullanılan “alacak” terimi, bu Anlaşmaya veya Akit Devletlerin taraf olduğu diğer herhangi bir hukuki belgeye aykırı olmadığı sürece, Akit Devletler, politik alt bölümleri ya da mahalli idareleri adına alınan her tür ve tanımdaki vergiler dolayısıyla borçlanılan bir tutarı, bunun yanı sıra faiz, idari cezalar ve bu tutara ilişkin tahsilat veya koruma masraflarını ifade eder.

3. Bir Akit Devletin alacağının, bu Devletin mevzuatı uyarınca icra yoluyla istenebildiği ve borçlunun, o esnada bu Devletin mevzuatı uyarınca alacağın tahsilatını engelleyemediği durumda, söz konusu alacak, bu Devletin yetkili makamının talebi üzerine yetkili makamınca tahsil edilmek amacıyla kabul edilecektir. Bu alacak, bu diğer Devlet tarafından, kendi alacağıymış gibi, kendi vergilerinin icrası ve tahsilatına uyguladığı mevzuat hükümlerine göre tahsil edilecektir.

4. Bir Akit Devlet alacağının, bu Devletin kendi mevzuatı uyarınca tahsilatını sağlamak için koruma tedbirleri alabileceği bir alacak olması durumunda, söz konusu alacak, bu Devletin yetkili makamının talebi üzerine, koruma önlemleri almak amacıyla diğer Akit Devletin yetkili makamınca kabul edilecektir. Bu diğer Devlet, bu tür tedbirlerin uygulandığı sırada, alacağın, ilk bahsedilen Devlette icra yoluyla alınamayacağı veya borçlunun tahsilatı engelleme hakkının bulunduğu durumlarda bile, kendi mevzuatı hükümleri uyarınca, bu alacak kendi alacağıymış gibi koruma tedbirleri alacaktır.

5. 3 üncü ve 4 üncü fıkra hükümlerine bakılmaksızın, 3 üncü veya 4 üncü fıkrının amaçları bakımından bir Akit Devlet tarafından kabul edilen bir alacak, bu Devlette zaman aşımına tabi olmayacak veya niteliği gereği, bu Devletin mevzuatı uyarınca bir alacağa tanınan herhangi bir öncelik, bu alacağa tanınmayacaktır. Bunun yanı sıra, 3 üncü veya 4 üncü fıkrının amaçları bakımından bir Akit Devlet tarafından kabul edilen bir alacak, bu Devlette, diğer Akit Devletin mevzuatı uyarınca bu alacağa tanınan herhangi bir önceliğe sahip olmayacaktır.

6. Bir Akit Devlet alacağının varlığı, geçerliliği veya tutarla ilgili davalar, diğer Akit Devletin mahkemeleri veya idari kuruluşlarına getirilemez.

7. Bir Akit Devletin, 3 üncü veya 4 üncü fıkra uyarınca bir talepte bulunmasından sonraki ve diğer Akit Devletin alacağı tahsil etmekte ilk bahsedilen Devlete göndermesinden önceki herhangi bir zamanda, ilgili alacağın:

a) 3 üncü fıkra uyarınca talepte bulunulması durumunda, ilk bahsedilen Devletin, kendi mevzuatı uyarınca icra yoluyla istenebilen ve borçlusunun o esnada bu Devletin mevzuatı uyarınca tahsilâtını engellemeyediği;

veya b) 4 üncü fıkra uyarınca talepte bulunulması durumunda, ilk bahsedilen Devletin, tahsilatını sağlamak amacıyla kendi mevzuatı uyarınca koruma tedbirleri alabileceği yer almaktır olmaktan çıkması durumunda, ilk bahsedilen Devletin yetkili makamı, diğer Devletin yetkili makamı dikkate durumdan haberdar edecek ve ilk bahsedilen Devlet, diğer Devletin tercihi doğrultusunda talebi i’nâşa aksiy alacak ya da geri çekecektir.

8. Bu madde hükümleri hiçbir şekilde bir Akit Devlet:

a) kendisinin veya diğer Akit Devletin mevzuatına ve idari uygulamalarına aykırı idari önlemler alma;

b) kamu düzenine aykırı önlemler alma;

c) diğer Akit Devletin kendi mevzuatı ve idari uygulamaları gereğince, olayına göre, tahsilat veya korumayla ilgili genel önlemlerin tümünü alınması durumunda, yardım sağlama;

d) bu Devletin idari kudretinin, diğer Akit Devletin elde edeceği faydadan açık bir şekilde fazla olduğu durumlarda, yardım sağlama yükümlülüğü altına sokacak şekilde yorumlanamaz.

Madde 27

DİPLOMATİK TEMSİLCİLER VE KONSOLOSLUK MEMURLARI

Bu Anlaşma hükümleri, diplomatik temsilciler veya konsolosluk memurlarının uluslararası hukukun genel kuralları veya özel anlaşma hükümleri uyarınca yararlandıkları mali ayrıcalıkları etkilemeyecektir.

Madde 28

MENFAATLERE HAK KAZANILMASI

1. Bu Anlaşmanın diğer hükümlerine bakılmaksızın, bir gelir unsuruna ilişkin olarak bu Anlaşma kapsamındaki bir menfaat, doğrudan veya dolaylı olarak bu menfaat ile sonuçlanan herhangi bir düzenleme veya işlemin esas amacından birinin bu menfaati sağlamak olduğu sonucuna varılması, tüm ilgili durum ve koşullar göz önünde bulundurulduğunda makul ise, bu koşullar altında bu menfaatin sağlanmasının bu Anlaşmanın ilgili hükümlerinin hedef ve amacına uygun olacağı ortaya konmadıkça, sağlanmayacaktır.

2. Bu madde hükümleri, bir Akit Devletin vergiden kaçınmayı veya vergi kaçağını önlemek amacıyla düzenlenen mevzuat hükümlerinin uygulanmasını herhangi bir şekilde kısıtlayacak şekilde anlaşılmayacaktır.

Madde 29

YÜRÜRLÜĞE GİRME

1. Akit Devletlerin Hükümetleri, bu Anlaşmanın yürürlüğe girmesi için gereki anayasal işlemler tamamlandığında, diplomatik yollardan birbirlerine bildirimde bulunacaklardır.

2. Anlaşma, 1 inci fıkrada belirtilen bildirimlerden sonuncusunun yapılmışından 30 (otuz) gün sonra yürürlüğe girecek ve hükümleri:

a) Kore’de:

(i) kaynakta kesilen vergiler yönünden, Anlaşmanın yürürlüğe girdiği yıl izleyen ilk takvim yılının Ocak ayının birinci günü veya daha sonra ödenecek tutarlar için;

ve (ii) diğer vergiler yönünden, Anlaşmanın yürürlüğe girdiği yıl izleyen ilk takvim yılının Ocak ayının birinci günü veya daha sonra başlayan vergilendirme yılları için

b) Türkiye’de:

(i) kaynakta kesilen vergiler yönünden, Anlaşmanın yürürlüğe girdiği yıl izleyen ilk takvim yılının Ocak ayının birinci günü veya daha sonra, mükim olmayanlara ödenen veya mahsup edilen tutarlar için;

ve

(ii) kaynakta kesilen vergiler dışındaki vergiler yönünden, Anlaşmanın yürürlüğe girdiği yıl izleyen ilk takvim yılının Ocak ayının birinci günü veya daha sonra başlayan vergilendirme yılları için

3. 24 Aralık 1983 tarihinde Ankara’da imzalanan, Türkiye Cumhuriyeti ile Kore Cumhuriyeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirilmenin Önlenme ve Diğer Bazı Hususlar Düzenleme Anlaşması, Bu Anlaşma, bu maddenin 2 nci fıkrasında uygun olarak yürürlüğe girmişinden itibaren hüküm ifade etmeyecektir.

Madde 30

YÜRÜRLÜKTEN KALKMA

Bu Anlaşma, bir Akit Devlet tarafından feshedilinceye kadar yürürlükte kalacaktır. Akit Devletlerden biri, Anlaşmanın yürürlüğe girdiği takvim yılını izleyen beşinci yıldan itibaren herhangi bir takvim yılının bitiminden en az altı ay önce, yazılı fesih ihbarnamesi vermek suretiyle diplomatik yollarla Anlaşmayı feshedebilir. Bu durumda Anlaşma:

a) Kore’de: (i) kaynakta kesilen vergiler yönünden, ihbarın verildiği yılı izleyen ilk takvim yılının Ocak ayının birinci günü veya daha sonra ödenecek tutarlar için; ve (ii) diğer vergiler yönünden, ihbarın verildiği yılı izleyen ilk takvim yılının Ocak ayının birinci günü veya daha sonra başlayan vergilendirme yılları için;

b) Türkiye’de:

(i) kaynakta kesilen vergiler yönünden, ihbarın verildiği yılı izleyen ilk takvim yılının Ocak ayının birinci günü veya daha sonra, mukim olmayanlara ödenen veya mahsup edilen tutarlar için; ve

(ii) kaynakta kesilen vergiler dışındaki vergiler yönünden, ihbarın verildiği yılı izleyen ilk takvim yılının Ocak ayının birinci günü veya daha sonra başlayan vergilendirme yılları için.

BU HUSUSLARI TEYİDEN, ilgili Hükümetlerin aşağıda imzaları bulunan tam yetkili temsilcileri bu Anlaşmayı imzaladılar.

İkiser nüsha halinde, 22 Ekim 2021 tarihinde, Seul’de Türkçe, Korece ve İngilizce dillerinde, tüm metinler aynı derecede geçerli olmak üzere, düzenlenmiştir. Yorumda herhangi bir farklılık olması halinde İngilizce metin geçerli olacaktır.

PROTOKOL

Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Kore Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığı ile Vergiden Kaçınmaya Engel Olma Anlaşmasının imzalanması sırasında, her iki Hükümet, aşağıdaki hükümlerin Anlaşmanın ayrılmaz bir parçasını oluşturduğu hususunda anlaşmışlardır.

1. Anlaşmanın 10 uncu maddesinin 4 üncü fıkrasının ikinci cümlesine ilişkin olarak, vergilendirmenin, sadece kazançların yurtdışına aktarılması sırasında yapılacağı anlaşılmaktadır.

2. Anlaşmanın 12 nci maddesinin 3 üncü fıkrasına ilişkin olarak, bir varlığın satışı karşılığında alınan ödemelerde, bu ödemelerin söz konusu varlıkla ilgili olarak gerçek bir elden çıkarma karşılığında yapılmadığı ispat edilemez ise 13 üncü madde hükümlerinin uygulanacağı anlaşılmaktadır. Bu husus ispat edilirse 12 nci madde hükümleri uygulanacaktır.

3. Anlaşmanın 21 inci maddesine ilişkin olarak, 21 inci maddenin 1 inci fıkrasında belirtilen gelirin miktarı, 21 inci maddenin 1 inci fıkrasında bahsedilen kişi ile bir başka kişi veya her ikisi ile üçüncü bir kişi arasında var olan özel ilişki nedeniyle, böyle bir ilişkinin olmadığı durumlarda, aralarında kararlaştırılacak miktarı (eğer varsa) aştığında, 21 inci madde hükümlerinin yalnızca en son bahsedilen miktara uygulanacağı anlaşılmaktadır. Bu durumda ödemenin aşan kısmı, Anlaşmanın diğer ilgili hükümleri de dikkate alınarak, her bir Akit Devletin mevzuatına göre vergilendirilecektir.

4. Anlaşmanın 24 üncü maddesinin 2 nci fıkrasına ilişkin olarak, Türkiye yönünden mükellefin, karşılıklı anlaşma sonucunun vergi idaresi tarafından kendisine bildirilmesinden sonraki 1 yıllık süre içerisinde, söz konusu karşılıklı anlaşmadan kaynaklanan iadeyi talep etmek zorunda olduğu anlaşılmaktadır.

BU HUSUSLARI TEYİDEN, ilgili Hükümetlerin aşağıda imzaları bulunan tam yetkili temsilcileri bu Anlaşmayı imzaladılar.

İkiser nüsha halinde, 22 Ekim 2021 tarihinde, Seul’de Türkçe, Korece ve İngilizce dillerinde, tüm metinler aynı derecede geçerli olmak üzere, düzenlenmiştir. Yorumda herhangi bir farklılık olması halinde İngilizce metin geçerli olacaktır.

Resmi Gazete İçin Tıklayınız.

Mevzuatlara Dönmek İçin Tıklayınız.

Uzmanlarımız Tarafından Hazırlanan Bu Çalışmalarda Verilen Bilgilerden Dolayı Şirketimizin Yasal Sorumluluğu Bulunmamaktadır. Belirli Bir Konuya İlişkin Olarak İlgili Danışmana Başvurulması Tavsiye Edilmektedir.

Scroll to Top